28 Aralık 2025 Tahran’da
esnafların katılımıyla başlayan protestolar asıl amacının dışına çıkarak bütün
ülkeye yayıldı. İran halkı teokrasi ile yönetilmek istemiyor. 1979 devrimi son
mu bulacak? Dış güçler ve iç güçler Ali Hamaney’e ve İran İslam devrimine karşı
ayaklandı.
Tahran’da ekonominin kötüleşmesi
ve yerel paranın dolar karşısında değer kaybetmesiyle başlayan protestolar asıl
amacını yitirerek devam ediyor. İran halkı uzun süredir yaşadıkları baskılar
yüzünden İslam devletini yıkarak seküler laik bir devlete dönüşmesini istiyorlar.
İşin kötü tarafı bunu yaparken camiler yakılıyor. İran polisleri öldürülüyor.
Evler, arabalar yakılıp yıkılıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan bir Instagram
kullanıcısı ile camilerin neden yıkıldığına ilişkin sorduğum soruya İran halkı
artık İslam devriminin ülkeden tamamen kalkmasını istiyor diye ifade etti. Peki
İslam devriminin yerine ülkeye gelecek olanlar kim? İran’ın yıkık şahı Muhammed
Rıza Pehlevi’nin oğlunun getirilmesi İsrail ve onun yandaşı Trump tarafından
destekleniyor gibi görülüyor. Pehleviler monarşi sistemini İran’a getirmiş ve
halk büyük acılar çekmişti. Halkı Pehlevilerden kurtaran ise Ayetullah Humeyni’nin
gerçekleştirdiği devrim olmuştu. Ancak halk yine de istediğini bulamadı.
Humeyni halk referandumu ile İran’ı teokratik bir biçimde yönetme yetkisine
sahip oldu ve o günden itibaren İran halkı kendileriyle çok uyuşmayan Şii Caferi
temelli teokratik bir yönetim ile karşı karşıya kaldı. İran’da bu devrimin tartışmaları
22 yaşındaki Mahsa Amini, 13 Eylül 2022’de Tahran’da “ahlak polisi”
tarafından başörtüsünü kurallara uygun takmadığı gerekçesiyle gözaltına alındı.
Gözaltında gördüğü kötü muamele sonucu 16 Eylül 2022’de hayatını kaybetti. Bu
olayın ardından ülkede protestolar başlamış ve insanlar sokaklara dökülmüştü. İran
hükümeti ise halkı sakinleştirmek için başörtüsü yasasını bir müddet askıya almış,
bazı şeyleri görmezden gelmişti. Tahran sokakları başta olmak üzere ülke
genelinde başörtüsüz kadınlar gezmeye başlamıştı.
İran, İsrail ile 13–24
Haziran 2025 tarihleri arasında büyük bir mücadeleye girdi ve günün sonunda ABD
İran’ı savaş uçağı ile vurdu. O tarihten itibaren İran artık ABD ve İsrail için
tamamen ortadan kalması gereken bir devlet haline geldi. Bugün ise eylemciler ellerinde
devrim öncesi bayraklar ile devrimin yıkılması için sokaklara döküldü. Onlara
göre demokrasi ABD Emperyalizmi ile gelecek ve Rıza Pehlevi ülke başına geçerse
her şey daha güzel olacak. Buradaki ince çizgiye dikkat edelim. Ben şahsen İran’daki
İslam devriminin yıkılmasının ya da yıkılmamasının sadece İran halkının kendi
kararına bağlı olduğu görüşündeyim. Ancak Pehlevilerin ülkeye tekrar gelmesi İran’ı
özgürleştirmeyecek tam anlamıyla sömürü bir ülke haline gelecek ve farklılıklar
daha çok ortaya çıkacak. Irkçılık yayılacak ve İran param parça olacak. İşin en
kötü tarafı tamamen Siyonistlerin istediği bir ülke konumuna gelecek. İran
petrolüne çökecekler ve artık ABD ve İsrail istediği ülkelere müdahale
edebilecek. Bu ise sıranın kime geldiğini gösterecek. O yüzden İran halkı protesto
haklarını kullanırken özgür bir İran mı yoksa emperyalist güçlerin arka bahçesi
olmuş bağımlı bir İran mı kurduklarına
baksınlar. Umarım her şey komşu İran ve bizim için güzel olur.